Hüseyni Duruş ne demek?

Sedat Peker ‘in gün içerisinde attığı twitlerinde bahsettiği Hüseyni Duruş ne demek? Sizler için bu sözün manasını araştırdık.

Hüseyni DuruşPin
Sedat Peker

Yurt dışında bulunan ve 1 yılı aşkın zamandır çeşitli ifşalar yapan Sedat Peker bugün de twitter hesabından çeşitli paylaşımlarda bulundu. Bu paylaşımlarının birinde bahsettiği bir sözü sizin için araştırdır.

Hüseyni Duruş

Bu konuda yazılmış bazı yazıları sizin için derledik. Prof. Dr. Halil Çivi’nin yazısından bir alıntı;

Muhammed İkbal diyor ki; “Hz. Hüseyin salt İslamın değil, tüm insanlık aleminin ORTAK ŞEHİDİDİR.” İslam Alemi 1342 yıldır, Kerbela ve Hz. Hüseyin travması ile hem yanıp kavruluyor ve hem de dinsel, siyasal, kültürel (ekinsel) vb. açılardan farklı yönlere savruluyor… Çözüm yolu; acılardan acı, kin ve nefret üretmek değil, bu acılardan doğru ders alıp ilaç üretmek olmalıdır. Bu ilaç da din, inanç ve vicdan özgürlüğünü temel alan GERÇEK ve ÖZGÜRLÜKÇÜ LAİK BİR DİN.. ki yakarışlar ve paylaşılan lokmalar Hakk katında kabul ve makbul olsun. Gerçekler değiştirilemez… Not: Hz. Hüseyin ve insanlık alemi, ahlak ve adaletin tarafına geçip ortaklaşa Hüseyni duruşu benimsemeden, Kerbela için dört yıl önce yazmış olduğum bir şiirimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü tüm bütün dünyada zalimlerin ve zulmün sonu gelmez…

Yeni Mesaj sitesinden Uğur Kepekçi’nin yazısı

Hz. Hüseyin(a.s.),  her yönüyle örnek bir insandı, örnek bir Müslüman’dı. Hz. Hüseyin(a.s.) kendine biçilen ömür sermayesini Allah’ın istediği şekilde yaşamış, Peygamber efendimizin övgüsüne mazhar olmuştur. ”Hüseyin Bendendir ve Ben Hüseyin’denim”, “Hasan ve Hüseyin Cennet Gençlerinin efendileridir” sözleri onun ve mübarek kardeşi Hz. Hasan efendimiz için söylenmiştir.Hz. Hüseyin(a.s.) Efendimizi Küfeye çağıranların davalarına sadık kalamayacağını ve dolayısıyla başına bir felaket gelebileceğini sezen dost ve akrabalarına, Küfeye gitmesine engel olmak isteyenlerin hepsine söylediği tek söz;”Küfeliler, bana yazdılar. Hak ve gerçek yolun alâmet ve belirtilerini diriltmek, bid’at ve dalâletleri yok etmek üzere yanlarına gelmemi istediler. Bundan dolayı gitmek zorundayım.”

Aslında Hz. Hüseyin Küfelilerin onu öldürmeye yelteneceklerini biliyordu. O gelecek nesillere bir duruş sergilemek, hak olan davanın mutlak şekilde fedakârlıklara göğüs germekle savunulacağını ispat etmek istiyordu. Evet, onun duruşu sonraki nesillere örnek olmuştur. Asırlar sonra bile onun duruşundan bahisle “HÜSEYNİ DURUŞ” tabirini kullanıyoruz.Dünya durdukça Hüseyni Duruş sahipleri de olacak, kendini dünya menfaatine satan alçaklar da(!) Bize düşen şehit kanlarıyla sulanan kutsal vatan topraklarını ve yüce dinimizin izzet ve şerefini “hüseyni bir duruşla” korumak ve kollamak olmalıdır. Kerbela’dan Millet olarak bizim çıkarmamız gereken derslerden biri bu olmalıdır.Kerbela dan gereken dersler çıkarılmadığı için şimdi her yer bir Kerbelâ olmuş nice Hüseyin canlılar ziyan olmaktadır. Her devirde “yezit”ler olduğu gibi “Hüseyin”ler de vardır.

Asıl babayiğitlik ise Hz. Hüseyin’e varis olmaktır; işte o zaman Hz. Hüseyin(a.s.) ‘bir semboldür, bir örnektir’; örnek alınacak onun davranışıdır, duruşudur.Hz. Adem’den bu yana ve kıyamete kadar iyi ile kötünün, hak ile batılın temsilcileri, yar ve yarenleri mutlaka olacaktır. Önemli olan; yaşadığımız zaman ve şartlarda duracağımız saftır, sergileyeceğimiz duruştur. Kıyamete kadar “yezitlerin” de “Hüseyinlerin” de varisleri bitmeyecektir. Her fert sergileyeceği davranışla mutlaka bir safta yer almıştır; kendisi safını bilse de bilmese de (!) safından hesaba çekilecektir.Kişinin safını belirlemesi de bundan dolayı çok önemlidir. Hz. Hüseyin’i katledenler, o safta yer alanlar, dün ve bugün Onları katledenlere sevgi besleyenler de hesap gününde ‘ben bilmeden yaptım’ deme şansına asla sahip değildir. 

Güven Gazetesinden Mahmut Aşkar ‘ın kaleme aldığı yazı

Kerbela’daki ‘Hüseynî Duruş’un günümüze yansıması, sadece ağıtlar, mersiyelerle sınırlı kalmamalı ve teatral bir gösteriye dönüşmemeliydi.
Hz. Hüseyin sadece bizim medeniyetimizin değil, bütün insanlığın yüz akıdır!
Kerbela’daki Hüseyin’e, yörüngesinden çıkmış, yönünü yitirmiş, şahsiyetini kaybetmiş dünyanın her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Kerbela’ya yürüyüş, Kerbela’da direniş ve Kerbela’dan yüzyıllar ötesine giden mesaj çok yüksek düzeyde okunmalı ve neticeleri kitlelerle paylaşılmalıdır.
Hz. Hüseyin sevgisi eski tabirle, ne yazık ki ifratla tefrit arasında gidip gelmektedir: Bazıları adının Hüseyin olmasıyla yetinirken, bazıları da kanlar içinde kalıncaya dek başına gözüne vurmakla sevgisini ifade etmiş oluyor.
 Hüseyin sevgisi sadakat ve liyakat ister. O da, anılmak ve anlaşılmakla mümkündür. Anmak için Hüseynî aşk gerekir, liyakat için de, Hüseynî duruş.
 Hz. Hüseyin, zülme karşı başkaldıran, milliyetinden ve dininden bağımsız olarak, bütün mücadele adamlarının piri, şahı, imamı, örnek lideri, ilham kaynağıdır. O’nun mücadelesi, cehalete, statükoya karşı inkılapçı, hürriyetçi, ileriyi gören, insanî ve İslamî bir özelliğe sahipti.

Sedat Peker’in paylaştığı o tiwit

Devletten okul yardımı. 2022-2023 Eğitim Yılı kırtasiye yardımı

5/5 - (2 votes)
Yorum yapın